« Önceki |

10/11/2008

Önsöz

 

Metin Güler'in Yeni Klibi Yayınlandı...

 

Dersimli engelli sanatçı Metin Güler, en beğendiği türkülerden olan sözlerini Sebahattin Ali'nin yazdığı  "Geçmiyor Günler" e çektiği klibiyle karşımıza çıktı. Pülümür'ün Kırmızıköprü köyünde yaşadığını ve burada kış mevsiminin zor geçmesi nedeniyle kendisini adeta hapisanede hissettiğini ve baharın gelmesi için "şafak" saydığını belirten Güler; " Bu parça bizim içerisinde olduğumuz durumu en iyi anlatan cümleler barındırdığı için klip çekmeye ve sesimizi duyurmaya karar verdim. Biz Tunceli'de, kış mevsiminin gelmesiyle birlikte evlerinden çıkamayan engellilerin seslerini duyurmayı amaçladım" dedi.

 

Klip çalışmalarının mevsim şartları nedeniyle oldukça zor geçtiğini ve 2 metreyi bulan kar nedeniyle bir kaç kez ertelemek zorunda kaldıklarını belirten Güler, "Kar yağışı durdu ama bu sefer de buz ve bir türlü açılamayan yollar nedeniyle çekimi ertelemek zorunda kaldık. 30'a yakın manzara karşısında klip çekmek çok zorladı. Buz üzerinde yürümek, bata - çıka karlar arasında dolaşmak ve soğuk rüzgarlar bizi oldukça zorladı. Çok kez düşme tehlikesi atlattık, çığ bölgelerinde daha iyi görüntü alabilmek için klibi çektik" dedi.

 

Metin Güler, kış şartları nedeniyle çıkamadığı evinde yeni besteler yaptığını ve bahar aylarında yeni klipler ve parçalarla sevenlerinin karşısında olacağını belirtti...



Metin Güler "Geçmiyor Günler" from canerik on Vimeo.

 
   "Sarının Üstü Düzgündür"  


              Metin Güler, tabiri caizse Dersim’de dağlar arasında unutulmuş, sahip çıkılmayan binlerce engelliden sadece bir tanesi… Anne babası ağabeyi ve yine bir engelli olan kardeşiyle birlikte yaşamaktadır. 

                                                                                          


         Çevresindeki “engeller” onun evden çıkamaz hale getirmektedir. En büyük uğraşı saz çalmak ve müzik dinlemektir. Bununla birlikte, her öğün üç bardak çay, oniki günde bir gün “dışarıda” yemek ve iki günde bir de “Çarşı” ya çıkıp kahvehanede oturmasına izin verilmektedir. Baba,

 

         Kamer Güler bir elindeki engel nedeniyle çalışamazken, Anne Fatma Güler iki engelli çocuğuyla birlikte evin tüm işleriyle birlikte hayvanların bakımından da sorumludur. Tüm çalışma ve çabalara rağmen verdikleri onca emeğin karşılığını alamamaktadırlar… En büyük sorunları ise binlercesi gibi köylerinden kopartılmaları ve başka bir köyde, başkasının evinde yaşamak zorunda kalmalarıdır. Yaşadıkları ev, küçük olmasından dolayı, engelli çocuklarla aynı oda paylaşılmaktadır. Tek istemleri, çocukların rahat edebileceği, hassas bedenlerinin bu evde daha da yıpranmasının önüne geçilmesidir…

           Ayhan Güler, Ağabeyi Metin gibi görme engeliyle birlikte, sara hastalığıyla da mücadele etmektedir. Duyuyor olmasına rağmen konuşamamakta ve hareket edememekte yatağa bağlı yaşamını sürdürmektedir. Kuşkusuz ki, bunda en büyük yük annenin sırtında olsa da, iki engelli çocuğun bulunduğu ailenin yaşamı yıllardır tüm aileyi perişan etmektedir.

           Metin Güler farklı renkli kişiliği ve besteleriyle Dersim - Pülümür’de tanınan birisidir. “Engelleri” aşabildiği oranda sosyaldir. Bu çalışmada, Metin ile yapılmış uzun bir sohbeti bulacaksınız… Doğuştan görme engelli birisinin nasıl rüya gördüğünden, ışık ve renkleri tanımlamasına, güzel anlayışının farklılığını kendi dilinden dinleyeceksiniz…

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır